20 Mart 2010 Cumartesi

Kayra Vintage Shiraz-Petit Verdot 2007


Vintage serisi bir anda Kayra'nın kalite düzeyini oldukça yükseklere taşıdı. Özel çalışılmış bu şarapların hepsi belli bir çitanın üzerinde.Seriden şuana kadar 3 ürün çıktı. En çok öne çıkan ürün ise Shiraz with a touch of Petit Verdot oldu. Ancak önümüzdeki günlerde çok çeşitli örnekler piyasaya sunulacak. Şaraplara yönelik benim en büyük eleştirim üzümün kaynağının, ön ya da arka etikette belirtilmemiş olması. İnsan hangi yörenin şarabını yudumladığını bilmek istemez mi?Bu durumun nedenini hala anlamış değilim. Tüm dünyada da malum menşei belirtilmeyen şarapların hepsi Sofra şarabı statüsünde değerlendirilir.Dolaysıyla bana da şarap hakkında yazacak hiçbir şey kalmıyor.Bu eksikliğin mutlaka giderilmesi lazım.
Kayra Vintage Shiraz-Petit Verdot 2007
BÖLGE:Denizli-Aydın
BAĞ: ??
ÜZÜM: Shiraz- Petit Verdot (?%5)
MEŞE: Fransız Meşe (süre ?)
86-90 Puan (90) (8) :Shiraz ve çok az miktarda(%5 gibi) Petit Verdot kupajı. Renk çok koyu bordo. Burunda ilkin çok hoş, yoğun karanfil kokuları hissediliyor. Damakta yuvarlak dengeli ve gövdeli. 2 saatlik dekante edildikten sonra karanfil, baharat, kahve deri çağrışımlı oldukça kompleks kokular ve tatlar hissedilmeye başlıyor. Bitişi de oldukça uzun ve baharlı. Yılın en iyi şaraplarından birisi. 2 yıl sonra yeniden denemek gerek.

18 Mart 2010 Perşembe

Melen Manastır Shiraz 2006


Melen ülkemizin en önemli, en özel şarap üreticilerinden birisi. Bu durumun bence birçok nedeni var.


1- En önemlisi neredeyse 1 asırlık şarapçılık deneyimine sahipler.

2-Tamamen kendi bağlarından, sınırlı sayıda, kaliteli, tekbağ (butik) üretim anlayışına sahip ilk üretici .

3-Ülkemizde az bilinen pek çok çeşidin de ilk üreticilerinden.Örneğin Shiraz, Gewürtztraminer ve Tempranillo'dan yapılan ilk şaraplar hep Melen'den.

4- Şarabı ve çevresindeki coğrafyayı (Vinokültürü) en iyi tüketicisine yansıtan üretici olması










Karlar altında Manastır bağları




Tüm bu nedenlerden dolayı uzun süredir Melen'i yakından takip ediyorum. Geçen yıl Melen, Manastır adı ile yeni bir seri çıkarmıştı. Bu seri adını bağda yer alan Agios İoannis Theologos Manastırından alıyor. Manastırın yapım tarihi 1865 ; ancak eski bir Bizans manastırının yerine yapıldığı da biliniyor. Henüz restorasyonu yapılmamış. Ancak bölgede yer alan tek manastır kalıntısı ve bağlara çok büyülü mistik bir hava katıyor.




Bölgeye genel olarak antik dünyada Ganohora adı verilmiş. Bugün yörede birbirine çok yakın 3 tane köy yer alıyor. Güzelköy(Melen), Hoşköy(Hora) ve Gaziköy(Ganos) .Manastır bağları, eski adı Hora yeni adıyla Hoşköy'de yer alıyor. Bağlar Ganos ya da Gonahora dağlarının yamaçlarında 200 m rakımdan Marmara denizini ve adasını uzaktan seyrediyor. Bağlarda Cabernet Sauvignon, Merlot, Shiraz ve Tempranillo yetiştiriliyor. Shiraz, bu Manastır serisinin ilk şarabı olma özelliğinde. Meşe fıçıda olgunlaşma sağlanmış. Çok güzel bir etiket tasarımı ile birlikte sunuluyor.

Melen Manastır Shiraz 2006

BÖLGE: Trakya-Ganohora-Hoşköy(Hora)
BAĞ: Manastır Bağları (üreticiye ait) (rakım: 200 m)
ÜZÜM: %100 Shiraz ( Tek Bağ)
MEŞE: Fransız Meşe (süre?)



76-80 Puan (78) (6,5): Çok koyu bordo renkli. Burunda ilkin meşe fıçıdan gelen biraz rahatsız edici baskın kokular algılanıyor. Ancak 2 saatlik dekantasyondan sonra bu kokular dağılıyor ve onun yerine kuru meyvemsi tonlar ağırlık kazanıyor.Damakta orta gövdeli ve yoğun tanenli. Derinlik fazla hissedilemiyor.Kalıcılığı ise orta uzunlukta ve biraz buruk tatlar bırakıyor. 1-2 yıl daha şişede dinlenmesi daha doğru olacak gibi sanki . Bugün içilecekse mutlaka karafa süzülmeli en 3-4 saat dekante edilerek içilmeli.

Melen Manastır Shiraz çevresinde yüzlerce yıllık tarihi ve kültürü kadehlere taşıyan çok özel bir şarap. Serinin diğer şaraplarını da merakla bekliyorum. Bu arada manastırın da orjinaline sadık kalarak restore edilmesi en büyük bir isteğim.





15 Mart 2010 Pazartesi

GEORGES DUBOEUF Beaujolais Nouveau 2009




Beaujolais Nouveau'lar, Roger ve Georges Duboeuf adlı uyanık şarap üreticisi iki Fransız kardeşin buluşu.O yılın Gamay üzümünden yapılan ve o yıl şişelenip tüketime sunulan bu çok taze şaraplara, genel anlamda Primeur Şarap adı da veriliyor.Beaujolais Nouveau'lar meyvemsi ve içimi kolay şaraplar. İçinde ahududu ağırlıklı olmak üzere canlı kırmızı meyvelerinin yoğun aromaları var. Fermantasyon sürecinde özellikle meyvemsiliğin ön plana çıkarılması için çalışılıyor.




Beaujolais Nouveau'lar , meyvemsi aromaları en iyi şekilde korumak ve en hızlı şekilde içilebilir konuma getirebilmek için Karbonik maserasyon yöntemi ile üretiliyor. %100 Gamay üzümlerinden yapılan şarap aynı yıl Kasım ayının 3. perşembesi şenliklerle tüketime sunuluyor. O tarihten önce piyasaya sunulmaları ise kesinlikle yasak.Ve şarabın özellikle ilk 3 ay içinde tüketilmesi tavsiye ediliyor.




Georges Duboeuf, Beaujolais Nouveau'ların en iyi, en çok aranılan üreticisi. 2009 yılı ise son 50 yılın en başarılıları arasında gösteriliyor. Dolayısı ile şaraba oldukça yüksek puanlar(WS:86) verilmiş.2009 rekoltesi 147.000 kasa üretilmiş.
Georges Duboeuf Beaujolais Nouveau 2009
BÖLGE: Beaujolais
ÜZÜM: %100 Gamay
MEŞE: yok
86-90 Puan (88) (7,5) : Menekşe moru çok hoş bir renkte. Burunda ahududu, mürdüm eriği kokuları yoğun şekilde algılanıyor. Damakta orta gövdeli,çok dengeli ve meyvemsi lezzette aromatik tatlar bırakıyor. Bitimde de çıkışa geçen şarabın kalıcılığı da oldukça uzun. Doyulmasına imkan olmayan bir şarap.




11 Mart 2010 Perşembe

Masters of Wine-Türk Şarapları

En iyi beyaz şarap: Cot d'Avanos Narince-Chardonnay 2009 ( 87 PUAN)
En iyi roze şarap: Melen Cabernet Sauvignon Roze 2009 ( 86 PUAN)
En iyi yerli monosepaj kırmızı şarap: Urla Ş. Boğazkere 2009 ( 88 PUAN)
En iyi yabancı monosepaj kırmızı şarap: Pendore Syrah 2008 (88 PUAN)
En iyi kupaj kırmızı şarap: Prodom Syrah-CF-PV 2007 (91 PUAN)
En iyi tatlı şarap: Melen Madeira 1955 (94 PUAN)

Beyaz Şaraplar:

Kavaklıdere Cotes d'Avanos Narince - Chardonnay 2009 87
Sevilen Sauvignon Blanc 2008 86
Doluca DLC Sultaniye Emir 2009 85
Sarafin Chardonnay 2008 85
Sarafin Sauvignon Blanc 2008 85
Sevilen 900 Fume Blanc 2008 85
Urla Şarapçılık Chardonnay 2009 84
Diren Collection Narince 2007 84
Corvus Blend Bianco 2006 84
Umurbey Sauvignon Blanc 2009 83
Kavaklıdere Cotes d'Avanos Sauvignon Blanc 2006 82
Turasan Seneler Narince 2007 81
Kocabağ Emir 2009 81
Kayra Terra Sauvignon Blanc 2009 81


Rosé (Pembe) Şaraplar:

Melen MLN Cabernet Sauvignon Roze 2009 86
Doluca Verano Rosé 2009 85
Büyülübağ Iris Rosé 2009 85
Kavaklıdere Egeo Roze 2009 84
Sevilen "R" Syrah & Cabernet Sauvignon Rosé 2009 83
Kayra Terra Kalecik Karası Roze 2009 82
Likya İsinda Rosé 2009 82




Uluslararası üzümlerden yapılan Kırmızı Şaraplar:

Kavaklıdere Pendore Syrah 2008 88
Urla Şarapçılık Nero d'Avola / Urla Karası 2009 88
Sevilen 900 Cabernet Sauvignon 2007 87
Kayra Vintage Merlot 2008 86
Sarafin Cabernet Sauvignon 2007 86
Prodom (Sevilen) Petit Verdot 2006 86
Sevilen Centum Syrah 2006 85
Sevilen Petit Verdot 2007 85
Doluca DLC Grenache 2008 85
Sevilen Centum Syrah 2007 85
Likya Arykanda Cabernet Sauvignon 2008 85
Pamukkale Anfora Shiraz Reserve 2005 84
Sarafin Shiraz 2007 84
Vinkara Doruk Cabernet Sauvignon 2009 84
Sevilen Centum Syrah 2005 83
Diren Collection Syrah 2007 83
Pamukkale Anfora Cabernet Sauvignon 2006 83
Büyülübağ Cabernet Sauvignon Reserve 2007 83
Kavaklıdere Egeo Merlot 2008 82
Büyülübağ Cabernet Sauvignon Reserve 2006 82
Kayra Vintage Sangiovese 2007 82
Corvus Merlot 2005 81
Urla Şarapçılık Cabernet Sauvignon 2008 81
Vinkara Doruk Merlot 2009 80
Melen MLN Tempranillo 2008 80



Anadolu üzümlerinden yapılan Kırmızı Şaraplar:

Urla Şarapçılık Boğazkere 2009 88
Doluca Kav Tuğra Kalecik Karası 2008 87
Corvus Kalecik Karası 2008 84
Doluca Kav Tuğra Öküzgözü 2007 84
Kayra Terra Kalecik Karası, 2009 84
Château Kalecik Kalecik Karası 2005 83
Pamukkale Amfora Kalecik Karası 2007 83
Vinkara Doruk Kalecik Karası 2009 82
Diren Collection Boğazkere, 2007 82
Kavaklıdere Cotes d'Avanos Kalecik Karası 2008 81
Kayra Vintage Öküzgözü, 2007 80



Kupaj Kırmızı Şaraplar:

Prodom (Sevilen) Syrah-Cabernet Franc-Petit Verdot 2007 91
Prodom (Sevilen) Syrah-Cabernet Franc-Petit Verdot 2006 90

Kavaklıdere Egeo Cabernet Sauvignon - Merlot 2007 89
Turasan Cabernet Sauvignon - Merlot - Shiraz 2008 88
Doluca Karma Cabernet Sauvignon Öküzgözü 2007 88
Doluca Signium 2007 87
Likya Kızılbel Merlot & Syrah & Ökuzgözü 2008 86
Büyülübağ Shah 2008 86
Likya Kızılbel Cabernet Sauvignon & Boğazkere 2008 86
Sevilen Premium Syrah & Merlot 2006 86
Likya Kızılbel Cabernet Sauvignon & Boğazkere 2007 85
İdol Consensus 3 Meşe Shiraz-CS-Merlot 2007 85
Pamukkale Anfora Trio 2007 85
Likya Kızılbel Merlot & Syrah & Ökuzgözü 2007 85
Diren Karmen Selection 2007 84
Paşaeli CS-CF-Merlot-Petit Verdot 2005 84
Risus Cabernet Sauvignon - Merlot 2007 83
Corvus Öküzgözü Boğazkere 2006 83
Doluca Karma Merlot Boğazkere 2007 83
Doluca Kav Boğazkere Öküzgözü 2000 83
Corvus Blend No 3 2006 83
Selendi, Cabernet Sauvignon-Shiraz-Merlot, 2007 83
Corvus Corpus 2006 83
Kayra Imperial Öküzgözü Blend 2006 82
Umurbey Cabernet Sauvignon - Merlot Reserve 2007 81
Urlice Vineyards Reserve 2008 81
Risus Cabernet Sauvignon - Merlot 2006 81
Corvus Rarum 2006 81



Tatlı Şaraplar:

Melen Madeira 1955 94
Kavaklıdere Tatlı Sert Beyaz 1999 88
Doluca Safir 2008 84
Melen MLN Kalecik Karası Tatlı 2006 84
Pamukkale Zarif Tatlı Kırmızı 2009 83

ÖNE ÇIKAN ŞARAPLARIN TADIM NOTLARI:

Kavaklıdere Cotes d'Avanos Narince-Chardonnay 2009: 87 puan. Açık limon sarısı. Burunda hafif baharatlı, oldukça önde, konsantre portakal ve narenciye aromaları ile baharatlı fıçı tonları mevcut. Damakta oldukça diri, temiz meyve aromaları olan ve olgunlaşması için sure gerektiren bir şarap. Uzun, dengeli, temiz ve meyveden engine bir bitişi var. (Julia Harding)
Melen MLN Cabernet Sauvignon Roze 2009: 86 puan. Olukça cazip, fazla koyu olmayan bir renge sahip. Burunda kırmızı frenküzümü ve vişne aromaları hakim. Damakta çok hoş, gevrek bir asidi mevcut. Damakta sek, olağanüstü dengeli, hayat dolu, lezzetli, vişne ağırlıklı taze kırmızı meyveli bir şarap. Bitişi diri ve lezzetli, keyifli içimi olan bir şarap. (Tim Atkin)
Kavaklıdere Pendore Syrah 2008: 88 puan. Burunda oldukça çok yönlü bir aromatik kişiliği var. Hoş baharatlı ve mürdüm eriğinin önde olduğu siyah meyvelerden zengin bir burnu var. Oldukça cazip bir yoğunluğa sahip, zarif, oldukça iyi meyve yüklü bir uzunluğa sahip. Çok iyi bir şarap. (Sarah Abbott)

Urla Şarapçılık Nero d'Avola/Urla Karası 2009: 88 puan. Bu şarabın oldukça canlı, gösterişli ve cazip meyve profili, burunda gösterişli baharat ve kurutulmuş koyu meyve tonları ile ahenk içinde. Damakta tutunan, diri asitli, dengeli, belirgin ancak kadifemsi tanenli. Şimdiye kadar tattığım en iyi Türk şaraplarınan biri. (Sarah Abbott)
Urla Şarapçılık Boğazkere 2009: 88 puan. Oldukça koyu Bordeaux renkli bu şarabın burnunda cazip floral ve gösterişli siyah meyve aromaları ile tatlı vanilya tonları mevcut. Damakta dolgun, güçlü ancak entegre tanenli, diri asitli. Asit, tatlı siyah meyvelerin orta damakta dengelenerek şarabın canlı ve diri durmasını sağlıyor. Uzun, meyve yüklü, diri, keyifli bir bitişi var. (Julia Harding).

Doluca Kav Tuğra Kalecik Karası 2008: 87 puan. Oldukça canlı, genç ve parlak bir yakut-mor renge sahip olan bu şarabın burnunda çok cazip meyveli sakız ve ahududu aromaları mevcut. Damakta keyifli ve diri asitli, kırmızı erikten zengin meyve aromalı, uzun ve diri asitli, oldukça lezzetli bir bitişe sahip. (Tim Atkin)
Prodom (Sevilen) Syrah-Cabernet Franc-Petit Verdot 2007: 91 puan. Olağanüstü güzel bir renge sahip olan bu şarabın burnunda frenküzümü, böğürtlen ve meyankökü aromalarının yanı sıra, floral, baharatlı ve etsi tonlarla, daha geride mineral tonları da hissediliyor.Damakta dolgun, yoğun, genç ancak rafine tanenli, diri asitli, meyve aromaları ve topraksı tonlara sahip bu şarabın 5 yıl veya daha uzun şişede olgunlaşma potansiyeli mevcut. (Joel Butler)

Prodom (Sevilen) Syrah-Cabernet Franc-Petit Verdot 2006: 90 puan. Çok cazip, füme zemin üzerinde olgun siyah meyve aromaları, baharat ve toprak tonları taşıyan bu şarap oldukça enteresan ve merak uyandırıcı. Bu şarabı gerçekten sevdim. Bir yandan isliliği, diğer yandan tazeliği ve diriliğiile bu şarap damakta iyi tutunan, başarılı yapılmış, çok yönlü bir kompleks yapıya sahip, uzun bitişli bir şarap. (Sarah Abbott)

Kavaklıdere Egeo Cabernet Sauvignon-Merlot 2007: 89 puan. Burunda üzümlerin kişiliklerini çok iyi yansıtan aromaları ile fıçı tonlarının belirgin olduğu bir şarap. Oldukça iyi yapılmış, güçlü, kişilikli bir şarap. (Beverley Blanning)

Turasan Cabernet Sauvignon-Merlot-Shiraz 2008: 88 puan. Mor yansımalar içeren koyu vişneçürüğü rengindeki bu şarabın burnunda olağanüstü hoş bir menekşe kokusu, siyah meyve aromaları ile ahenk sağlıyor. Damakta konsantre, yoğun, meyve yüklü, belirgin ancak tatlı tanenli, asidi ile dengeli bir şarap. Bu büyük şarabın mahzende olgunlaştırılmaya ihtiyacı var. Bu safhada zarafetinden çok, güçlü yapısı önde olsa da, tanenlerinin rafineliği, bu şarabın yıllar içinde daha iyi olacağının göstergesi. (Julia Harding)

Doluca Karma Cabernet Sauvignon Öküzgözü 2007: 88 puan.Koyu yakut renkli bu şarabın burnuna siyah frenküzümü ve frenküzümü yaprağı tazeliği hakim. Damakta oldukça zengin, dengeli asitli, cazip bir biçimde olgun ama taze meyveler ile belirgin ancak yuvarlak tanenler mevcut. Uzun bitişi mükemmel dengeli ve çok uzun. (Julia Harding)

8 Mart 2010 Pazartesi

Masters of Wine- İstanbul 2010



06-07 Mart 2010 tarihlerinde İstanbul'da düzenlenen 'Master Of Wine Weekend' etkinliğinin 2. gününe katılabildim. Hiçbir zaman elde etme şansı olamayacak eşsiz şaraplardan bir kaç yudum da olsa tattık. Azar miktarlarda tadılabildiği için uzun uzun tadım notları çıkaramadım. Bir de kalabalık ortamları da pek sevmiyorum doğrusu. Şarap tadımı konusunda biraz yanlızlığı tercih edenlerdenim.
İlk katıldığım oturum Bordoaux'un en ünlü 5 şatosunun en iyi rekoltelerine ait örnekler. Hepsi de Robert Parker hocamızdan 100 tam puanlı en iyilerin en iyi şaraplarıydı.

1990 Chateau Margaux
1989 Chateau Haut-Brion
1986 Chateau Lafite- Rothschild
1986 Chateau Mouton-Rothschild
1966 Chateau Latour

100 tam puanlı ve bu kadar yıllanmış örnekleri ilk kez böyle bir tattığım için nüanslardaki farkları çok ayırt edemedim. Ama hepsinin ortak yönleri şuydu.
1- Mantarlarında küf mantar kötü koku yoktu.
2- Renklerde hiçbirinde anlamlı bir açılma yoktu. ( Biraz Margaux dışında)
3-Hepsinde inanılmaz parfümlü yoğun bir burun vardı. Kırmızı orman meyveleri aromaları sanki bardakta patlıyordu. Burnuzun bir süre sonra yandığını hissediyorsunuz
4- Hepsinde tanenler ipeksi kadifemsi dedikleri şekilde yuvarlanmıştı. İçimi bu nedenle süt içer gibi kaygan bir yapıya sahiptiler.
5- En önemliside hepsi yaşıyla kıyaslanmaz şekilde hala genç şaraplardı. 1966 yılı Latour ( benden 11 yaş büyük) belki içlerinde en genciydi. Hepsinde sanki 2005 rekoltesi bukeleri ortaya çıkmış iyi bir Cabernet şarabı yudumlar gibiydiniz.
Latour'un ünlü kulesi





Farklara gelince:
1-En çok parfümsü beni en çok etkileren burun Lafite Rothschild.
2-En konsantre yoğun saldırgan şarap Haut Brion.
3-En genç Latour. Herhalde 100 yılı devirir bu haliyle diyorsunuz. Günün tartışmasız lideri. Beni ve herkesi en çok etkileyen şaraptı.

4-Beni en az etkileyen Margaux oldu. Diğerlerine göre daha yaşlı duruyordu inişe geçmiş gibiydi.



Bu şarapları tadınca şarabın yaşayan bir organizma olduğunu daha iyi alıyorsunuz. Niye bizim şaraplar 2-3 yılda en iyileri inişe geçerken ,bu şaraplar 45 yıla rağmen daha genç ve içim olgunluğuna daha yeni yeni geliyor. Bunu sadece ben sormuyorum herhalde. Tüm dünyanın yanıtını aradığı sorular bunlar. O yüzden pahalı ve özeller. Hepsi de içmek için değil tatmak için, saklamak için yatırım amacıyla üretilen şaraplar. Tatmaktan değil içmekten keyif alıyorsanız çok çok daha uygun, ucuz seçenekler var elbette.Sonuçta tarihi yudumlamış olmaktan kalan haz dışında da elinizde bir şey kalmıyor çünkü.
-------------------------------------------------------------------------------------------------






2. oturum Kuzey Rhone'un Cote-Rotie ve Hermitage alt bölgelerine ait üst düzey şaraplardı. Özellikle içinde Türk adı geçen 'Guigal La Turque' benim çok merak ettiğim ve elde etmek istediğim şaraplardan birisidir. Yine en iyi rekoltelerden seçilmiş RP 100 puanlı şaraplar tadıldı. Ardından karşılaştırmak amacıyla 1 adet güçlü bir Avusturalya Şirazınında tadımı yapıldı.




**1997 E Guigal Cote Rotie 'la Turque'
**1990 Paul Jaboulet Aine 'Hermitage la Chapelle'
**1995 Tardieu Laurent Hermitage
**1995 Chris Ringland 'Three Rivers'


Cote Rotie; Kuzey Rhone'in en önemli alt bölgelerinden birisi. Temel üzüm Syrah ancak final harmanda aperasyon kurallarına göre %20'ye kadar Viognier'den yapılmış beyaz şarap ilavesi yapılabiliyor. Bu da şaraba çiçeksi nüas kazandırıyor.E.Guigal Güney Fransa'nın en prestijli üreticilerinin başında geliyor. Şarapları Robert Parker'ın en sevdiği şarapların başında geliyor ve her rekoltesine her tadımda neredeyse 96-100 puan veriyor. Guigal'in Cote Rotie'den 3 tane çok özel tek bağ şarapları var. Bunlar La Landonne; La Mouline ve La Turque. Bunlar teraslanmış yamaç bağlarından çok özel üretimler. La Turque; %97 Syrah %7 Viognier kupajı. Tam 42 ay meşe fıçalarda dinlendirilmiş. RP son iki tadımda 96 puan vermiş. Bu arada La Turque Türk kadını demek

La Turque bağı



1997 La Turque 'de benim için değişik bir deneyim oldu doğrusu. Burun çok sıradışı. Çiçeksi parfümsü floral kokular yoğun şekilde algılanıyor. Bahar çiçekleri, menekşe, yeşil çay...vs. Şiraz karekterin çok farklı. Buna %7 Viognier ilavesinin katkısı nedir, ne kadardır bilemiyorum. Yine damaktada çok yuvarlak ve uzundu.


1990 Hermitaje la Chapelle (%100 Syrah) çok daha fazla karakteristik. Burunda deri,tütsü, tütün, baharatlar yoğun olarak algılanıyor. Güçlü gövdeli genç, karakter sahibi bir şarap.1995 Tardieu Laurent Hermitage (%100 Syrah) ise bu şaraba göre daha yumuşak hatlı, daha tatlı bibersi nüasları olan olgun bir şaraptı.


Son olarak kıyas amaçlı seçkin bir Avusturalya %100 Şirazı tadıldı.
1995 Chris Ringland 'Three Rivers' . RP den 99 puanlı bu şarap ise hala çok konsantre, kaslı yoğun bibersi, ben şirazım diye bağıran bir şaraptı doğrusu.





-------------------------------------------------------------------------------------------------


3. tadım ise Burgonya'nın seçkin kırmızları idi. İlk defa üst düzey Pinot Noir 'lar tadacağım için heyacanlıydım doğrusu. Malum Pinot Noir yetiştirmesi çok zor nazlı bir üzüm cinsi. Diğer üzümlerden çok farklı. Şaraplarının rengi kokusu aromatik özellikleri kendine has. O yüzden başka şaraplar ile kıyaslanmamalı farklı bir kategoride değerlendirilmeli. 3 adet sınıfında oldukça başarılı ve pahalı şarap tadıldı. RP dan 90 üstü puanlar almışlar. Grand Cru Burgonya'lar genel olarak zor bulunan ve olduça pahalı şaraplar

**2006 Chateau de Chambolle-Musigny 'Bones Manes' Grand Cru
**2005 Domaine Robert Groffier Chambertin Clos de Beze
**1995 Dominique Laurent Grand Echezaux Grand Cru



2006 rekoltesi olan çok tatlı bir menekşemsi mor kırmızı rengi vardı. Çok zarif çiçeksi etkileyici bir buruna sahipti. Menekşe ve diğer floral tonlarda fresh kokular, Earl Grey çay kokusu çok baskındı. Damakta diğer şaraplarla kıyaslanmaz tabi ki ama oldukça ince yapılıydı. Şarap dışında farklı bir sıvı sanki. Burgonya ya da Pinot Noir tutkunuysanız seversiniz, değilse çok pahalı ve gereksiz gelecektir. Sanırım ben 2. gruptayım. 2005 örneği farklı olarak biraz daha konsantre idi. 1995 örneği ise yaşlanmış bir şaraptı. Zaten sonradan baktım RP sitesinde şarap için 'late' ifadesi var. Özetle sanırım Burgonya tutkunu hala değilim. Umarım birgün La Tache ya da Romanee Conti tatabilirsem bu fikrim değişmeyecek mi onu da bilmiyorum. Bu arada bazı Pinot Noir'ler nasıl bu kadar uzun ömürlü olabiliyor hala anlayabilmiş değilim doğrusu.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Akşamüstü oturumlarında Türk şaraplarının tadımı ve Winemaster'lar tarafından puanlaması yapıldı.
Cumartesi:
1- Beyaz ve roze şaraplar
2- Monosepaj yabancı Kırmızı şaraplar
Pazar:
1- Monosepaj yerli kırmızı şaraplar
2- Kupaj kırmızı şaraplar (yerli+yabancı blendler)
3- Tatlı ve likör şaraplar ( katılımcılara şarap sunulmadı)
Pazar günkü kör tadımlara ben de katıldım. Tam kesin sonuçlar henüz yayınlanmadı. Ama burada genel birkaç izlenimimi sunacağım. Öncelikle tadım oldukça süratli ve çok sayıda şarabı kapsadığı için mutlak değerlendirmeler yapmak çok zordu. Genel izlenimim şu; tadılan tüm şaraplar içinde hatalı kusurlu itici örnekler hiç yoktu. Bu bizim için avantaj. Ancak şarapların çoğu da birbirine yakın orta sınıflar olduğu da gözden kaçmadı. Meşe kullanımı çok yaygınlaşmış. Yine pek çok örnekte meşe ön planda ve meyvemsilik geriye itilmişti.
------------------------
Oturumların birincisi 90 puan üzerine çıkan tek örnek Prodom Syrah-CF-PV 2007 ve 2006 idi. Burada da tekrar en iyi Türk şarabı olduğunu tescil ettirmiş oldu. Bu durum da benim için hoş oldu doğrusu. Ben de kendi notlarımda 92 puan vermiştim ve tattığım en iyi Türk şarabı demiştim.
----------------------
Diğer beni etkileyen ve şaşırtan şarap daha önce tatmadığım Doluca Kav Tuğra Kalecik Karası 2008 oldu. Muhteşem bir renk, inanılmaz aromatik bir burun. İddalı olacak ama Grand Cru Burgonya'lar kıratında aroma bombası zarif bir şarap olmuş.Yine Pendore Boğazkere 2008 de göz dolduran başarılı şaraplar arasında yer aldı. Siyaha yakın bir renk, güçlü yapısı ile ilerisi içinde bana umut verdi. Urla Şarapçılık Boğazkere 2008 de başarılı yerli örnekler içindeydi.
------------------------
Daha önce tadımını yaptığım örnekler içinde de beni şaşırtmayan ve yüksek paunlar alan şaraplar Likya şarapçılıktan çıktı. Yoğun, aromatik, hiç zorlanmadan kendilerini ele veren burunları nedeniye üst sıralarda yer aldılar. Tüm kırmızı şarapları başarılı bulundu ve ilk 10'a girdiler.
--------------------------
Umduğunu bulamayan iddalı şaraplar da vardı. İmperyal Öküzgözü 2006, Corvus, Büyülübağ kırmızı şarapları pek bekleneni veremedi doğrusu. Belki dekante edilip daha uygun koşullarda tadımı yapılsa daha iyi neticeler alabilirlerdi diye düşünüyorum. Sonuçta bu açıdan taze şaraplar daha avantajlı idi.
------------------------
Son olarak tadıma katılmayan tek firmanın Gülor olduğunu söylemek lazım. Gülor Cot'n 2007 tadıma katılmama nedeni tarafımdan anlaşılamadı.

3 Mart 2010 Çarşamba

Kavaklıdere Vin-Art Carignan-Alicante 2007


Kavaklıdere'nin en başarılı, en istikrarlı ürünlerinin başında geliyor. Hiçbir zaman sizi utandırmaz. Üstelik bazı rekoltelerinde Türkiye'nin en iyi şaraplarından birisidir.Akdenizli özgün bir kupajdan oluşuyor.
Carignan; İspanya'nın Akdeniz kıyılarında ve Sardunya'da çokça yetiştirilen, yoğun meyvemsi şaraplar veren en eski bir türlerden birisi. Ülkemizde özellikle İzmir-Seferihisar-Gödence yöresindeki derin vadilerde ve yamaçlarda uzun yıllardır yetiştiriliyor ve oldukça iyi sonuçlar veriyor.
Alicante Bouschet de İspanya Portekiz ve Güney Fransa'da yaygın olarak yetişen bir tür. Grenache ve Petit Bouschet türlerinin çaprazlanmasından 1866'da doğmuş. Aromatik açıdan ve alkol yönünden zayıf ancak renk bakımından çok koyu şaraplar veriyor. Öyle ki üzümün kabuk dışında etli kısmı da renkli olan tek çeşit olarak biliniyor. Bu nedenle tek başına değil de kupajlara renk kazandırmak için kullanımı yaygındır. Yine ülkemizde özellikle Ege bölgesinde yaygın biçimde yetiştiriliyor.
Kupaj oranları ve üzümün kökenleri tam olarak belirtilmese de benim sofra şarabı anlamında favori şaraplarımdan birisi. Piyasaya verilmeden en az 1 yıl mutlaka şişede dinlendiriliyor olması en önemli artısı.
Kavaklıdere Vin-Art Carignan-Alicante 2007
BÖLGE: Ege ( Seferihisar-Çeşme)
ÜZÜM: Carignan, Alicante (kupaj oranları?)
MEŞE: yok
76-80 Puan (6) ( 76) : Soluk kırmızı renkte . Mürdüm eriği vişne kiraz gibi siyah meyve kokuları algılanıyor. Dengeli orta gövdeli bir şarap. İçimi kolay ancak derinlik yok ve dokusu zayıf. Damakta pek iz bırakmıyor. Daha iyi örneklerini tatmıştım.
Vin-Art Carignan Alicante her zaman gözü kapalı alınabilecek özgün şarap.

1 Mart 2010 Pazartesi

Sarafin Cabernet Sauvignon 2007






Sarafin Türkiye'de şarapçılık adına pek çok şeyin başlamasını sağlayan bir proje.Bunları sıralayacak olursak eğer;



1- Türkiye'de uluslararası üzüm çeşitlerini tanınmasını ve popülerize olmasını sağladı.


2- Türkiye'nin ilk monosepaj tek bağ şaraplarını yaratarak kaliteli ve sınırlı üretime öncülük etti.


3- Dünya liginde yarışacak düzeyde, çok başarılı beyaz şaraplara imza attı. Öyleki özellikle Sarafin Chardonnay neredeyse katıldığı her yarışmadan madalya ile döndü. Bazı rekoltelerinde altın madalya bile almayı başardı.


4- Dünya çapında olmasa bile, Türkiye standartlarının üzerinde gövdeli, güçlü kırmızılarla bizleri tanıştırdı.






Sarafin bağları 1989 yılında Ahmet Kutman ve Güven Nil ortaklığı ile Çanakkale-Eceabat'ta 700 dönümde oluşturuldu. İlk rekoltesi olan 1996 yılı şarapları 1998 yılında tüketime sunuldu. O tarihten buyana istikrarlı biçimde her yıl monosepaj olarak üretim devam etti. Seriye en son olarak geçen yıl Shiraz katıldı. Sarafin Cabernet Sauvignon benim 2000 rekoltesinden bu yana her yıl tattığım bir şarap. 2007 rekoltesi de çok kısa önce tüketime sunuldu. 2007 Türkiye için çok iyi bir yıl olduğu için çıkar çıkmaz büyük umutla tadımını yaptım.


Doluca Sarafin Cabernet Sauvignon 2007


BÖLGE: Trakya-Saroz

BAĞ: Sarafin Bağları (üreticiye ait)

ÜZÜM: %100 Cabernet Sauvignon (Tek Bağ)

MEŞE: 14 ay Fransız meşe





76-80 Puan (77) (6): Renk arteriyel kan gibi parlak canlı kırmızı. Burunda tatlı baharatlar füme et çağrışımlı kokular algılanıyor. Damakta dengeli ve orta-az gövdeli. Bitişide orta uzunlukta ve baharatsı. İçimi rahat akıcı meyvemsi bir şarap ancak derinlik yok ve dokusu oldukça zayıf . Bekletilmeden içilmesi gerekli. Sarafin efsanesinden uzakta.




Sarafin bağları 20 yaşına ulaştı. Giderek olgunlaşması komplekslik ve derinlik kazanması beklenirken tam tersi gövde kaybeden giderek sıradanlaşan şaraplar halini alıyor. 2007 CS ise benim için hayal kırıklığı oldu. Doluca'dan Sarafin'e biraz daha özen rica ediyorum. Daha özel çalışılmış rezervlere ve kupajlara ihtiyaç var sanırım. Artık Sarafin'den olgunluk dönemine yakışır kırmızı şaraplar bekliyorum.